Tutsak ...

26/6/2009 · Kategori: Usta Kalemden

Tutsak...

Yokluğun soğuk bir savaş gönlümde…
Seni beklemekten vazgeçiyorum…
Uzayan tutsaklığımda,dalgalanan esaret bayrağının altında,
dökülen kanda boğuluyor gülüşlerim…
Üzerine çığ düşmüş beklentilerimin hareketsizliğinde,
umutlarımı birbirine çatıp duruyorum…
Kalemimde ölü şairlerden hırsızlama harflerle,
tekil cümleler kuruyorum acılarla uyumlu…
Saçlarımda kelepçesi hükümlü rüzgar…savruluyorum…

Yine dalgın gemiler geçiyor ıslak gözlerimden…
Gün yüzünü dönerken geceye,
düştüğüm tepelerine yeniden tırmanıyorum ,
kendi mazoşist duygularımla…
Herkes uyurken düşlerine,
ben sevilmediğimin altını çiziyorum,
parantezi bol satır aralarında..
Çizdikçe çoğalıyor yalnızlığım…

Yine dalgın gemiler geçiyor ıslak gözlerimden…
Senin için bir dalgınlık daha tutuyorum aklımdan…
nikotine kesmiş verem kokulu odamda;
( d )alıyorum bir fincan kahveyle sensizliği,
kırk yıl kalasın diye hatırımda…
Hüzünlü yaz( g )ılar baskı kurarken sürgün yanlarıma,
Tenimde unuttuğun yangınlarda ısınıyor sözlerimin sahte sahipleri…

Oysa sana ( k )aralamıştım tüm bildiklerimi..
Kararlı yürüyüşlerde ıslıkla çalınan marşlara eşlik etmiştim,
aldırmadan tel örgülerin yırtıcılığına…
yeni bir ülke kurar gibi anlatmıştım umutlarımı…
Şimdi kararlı adımlarıma yılgınlık dayatan sevdanın sus işaretiyim…
kimse bilmez kederden kanayan ,ağır yalnızlığımı…
Acıların ağır abisi demiştin bana…
kim hesaplayabilir ki gönül kırıklarımın hacmini…
Kıldan ince hasretimin keskinliği
ve atomdan ağır sevdamın yok edici yakıcılığında,
bir ben biliyorum gecelerin bitimsiz uzunluğunu…

Yazmakla tamamlayamıyorum kendimi…
Bana bile kendini anlatamamış ben’i anlatıyorum sana…
Olur da anlam bulurum diye yüreğinde…Anla(ya)mıyorsun…
Bu yüzden seni beklemekten vazgeçiyorum…

Sus-konuş vardiyalarında,sinsi ağrılar çörekleniyor
göğsümün sol cenahına…
Ve duman çöküyor bu yüze duman…
İçimde ayaklanan en militan duygularımı kelepçelesem;
Bu aşk terörden kurtulur mu ?
Bu büyük yıkımdan ağrısız günler çıkarmı?…
Çıkmazındayım işte !...
Bu yüzden seni beklemekten vazgeçiyorum…

Artık çek işvebaz bakışlarını gözlerimden…
Sesini sesimin üstüne koyma …
Ya öldür beni ! Ya da yaralı bırak sevni sevmeler ülkesinde…
Vazgeçmekten başka işim kalmadı benim…

İçi doldurulamamış bir sevdanın
Boşluğunda Seni Kaybettim...

(d)arlandım…Katı bir “ES” le bitti bu şarkı…Susuyorum…






HASAN KARADENIZ

Beklenen ...

25/6/2009 · Kategori: Usta Kalemden

BEKLENEN

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?

NECİP FAZIL KISAKÜREK



Sizlerinde sevgililer günü kutlu olsun ..

14/2/2009 · Kategori: ben'ce



















Yıllar ne çabuk geçiyor ..

Kocaman sekiz bir yılı devirdik bu gün..

Eşimle sekiz yıl önce bu gün tanışmıştık ne güzel bir gündü.

Hala tüm büyüsüyle güzelliğiyle o günü kutluyoruz…

O gün aramızda olmayan biri  var artık ,bitanem ( kızım)  var…

Rabim’ den isteklerim tek tek ve tümü zamanı geldiğinde tüm güzelliğiyle oldu , şükürler olsun Rabbime.

Mükemmel bir eş (iyiki seni tanıdım ,rabbimin bana verdiği en büyük mutluluksun ,dilerim son nefese kadar seninle olurum.. )

ve eşi benzeri olmayan bir kızım var …

Sekiz yıl önce yalnızdım ama şimdi üç kişiyiz , başka ne isterim ki Yaradan’ dan …

Huzur sağlık  ve mutluluktan başka…

Huzurumun  sağlığımın ve mutluluğum bozulmaması dileğiyle sizlerinde sevgililer gününü tüm içtenliğimle kutluyorum .

Sevgisiz kalmamanız dileklerimle …

Ben çiçeklerimi ve pastamı aldım efendim ve sizlerle paylaşmak istedim .

Çiçeklerimin  kokusu ve  pastamın tadı damağınızda olsun  bende olduğu gibi ….

 

 


ben'ce


Her yağmur yağdığında ..

12/2/2009 · Kategori: ben'ce



Her yağmur yağdığında ,

Kimsesiz düşlerimin kol kanat geren yalnızlığında
Bilinmez bir yolculuğa çıkar yüreğim

Ve sen !

Geleceksen

Yağmurlu bir günün akşamında
Ezberlediğim kaldırım taşlarının /sokak kedilerinin arkadaşlığında /
Yürürken yollarda
Ansızın çık karşıma
Sevincim ve şaşkınlığım düşen damlaların sesinde yüreğime karışsın

Tut elimi sıkıca

Gelişinle , çocuklar gibi şenlensede ruhum
Gözlerime sıralanan bulutları fark edemeyeceksin
Dilimin ucunda sıra sıra dizilmiş kelimeler
Dudaklarımda cümlelere dönüşemeyecek
Gökyüzünde yağmur olup yeryüzüne düşmeyi bekleyen
Sağanak misali / hüzne sarılmış tüm umutlarım
yinede gelişinle mutlanacağım
Anlasana ...

Bilirsin hüzündür yağmurun sesi
Bilirim , sende benim kadar tanır yaşarsın bu hissi
Kederden yana ne varsa içimin derin kuytularında sakladığım
Kimsesizliğimde en içli şarkıların boğazımda düğümlenip
Yastığıma başımı koyduğumda / hıçkırarak ağladığım
Yalnız gecelerimin öksüzlüğünü / ihanetle örülmüş sol yanımın /
Yaşanmamış çocukluğumun / ödenmemiş faturasını
Atıp kaldırımlara / başımı omzuna koyup /
Yağmurla birlikte yağacağım şehrimin sokaklarına
Benimle ağlasana …
Sonra ,
Islak bir öpücük konduracağım yanağına usulca
İyi , ki geldin diyeceğim / iyi , ki geldin /
Varlığını ve yağmuru sarıp ruhuma / içimdeki çocuğa
Maviler giydireceğim
Hüzünden eser taşımayan şarkıların melodisi yayılırken
Karışıp gecenin karanlığına

Gelişinle arınan yüreğimi / hayalinle süsleyeceğim

Ve şimdi sen !

İster loş sokak lambasının ışığında
İste evine vardığında / çekilip odana
Yaktığın sigaranın dağılan dumanında
Pencerene vuran damlaların yalnızlığında
Kalemi kağıdı alıp yanına
Bir şiir yaz , yağmura
Benimse …

Bir yağmur ve mutluluk borcum olsun sana ..

Monaroza

1/2/2009 ·

Monarosa..

31/1/2009 ·



Zambaklar en ıssız yerlerde açar
ve vardır her vahşi çiçekte gurur
bir mumun ardında bekleyen rüzgar

ışıksız ruhumu sallarda durur

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak    


 Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
Martılar konuyor omuzlarıma,
Gözlerin İstanbul oluyor birden.



Ben bir şarkı ben bir türküyüm
Ben meryemin yanağındaki  tüyüm
Beni bir azizin nefesi uçurur
İçimde allah'ın korkusu durur
Cici ayaklarım iplikle bağlı
Ben onun sılası kendimin gurbetiyim
Sineklerin kanadını ısıtan
Bir güneş toprağı yarıp çıkacak
Kadınlar sansa da yaşadığını    
Şarkısız kaldıkça yaşamayacak
Kadınları şarkılar akrepler aydınlatır


 Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım
Şiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esen
Durgun sular gibi azalacağım
Bir gün, birdenbire çıkıp gelmesen.

Şarkılarla geleceksin, duygulu, ince
Yalnız gözlerime bak diyeceksin.
Ellerim usulca ellerine değince
Kaybolup gideceksin
Bir elim seni çizecek bütün pencerelere
Bir elim seni silecek.
Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kere
Senin için yeni baştan can kesilecek.




Ve yalnızlık sigara külü kadar yalnızlık
Ve toprağın rüyaya yılan gibi girişi
Sana da monarosa taş bebeği bıraktık
Ellerinde kılçıklı balıkların bir dişi
Senin hatıran kadar büyük
Geri karanlık senin hatıran kadar
Allah ve şeytan işi
Ve yalnızlık sigara külü kadar yalnızlık 


Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde
Sonra seni kaybetmek hemen her yerde
Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak
Yapayalnız kalmak iskelelerde.
Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik,
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden.
Martılar konuyor omuzlarıma,
Gözlerin İstanbul oluyor birden


Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
Sana doğru uzanan çaresiz ellerimi
Sırrımı söylüyorum vefakar balıklara
Onlar tutacak bu dünyada yerimi
Koy verip cennet ruhlu saçlarını rüzgara
Bir çocuğun ardına düşen heykellerimi
Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
Zaman nede çabuk geçiyor mona
Saat 12’dir söndü lambalar
Uyuda turnalar gelsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.

 

Adı yokki karanlığın..

24/1/2009 · Kategori: ben'ce


İçime batıyor şimdi can kırıklarım,ne çok acı biriktirmişim ömrüme..ve ne çok birikecek daha….
Var gücümle zorlarım hafızamı ,mutlu olduğum tek bir anı hatırlamak için..ama yok!!
Ne az gülmüşüm ömrümde meğer ,tebessümlerim kırk , yamalı ,bitik..
Sahi bildiğim hiç bir çocuk oyunu yok mu benim?Anılarımda bile yok!!

Ve hala neden korkuyorum karanlıktan?

Korkmama rağmen neden karanlık en iyi dostum..

Neden beni en iyi anlayan…
Yalnızlık en eski ve tek sadık dostum...
Geceleri hep sevdim nedense...
Yüreğimdeki sızı ,bedenindeki yaraların sızısını bastırdığından belki ..

Belki tüm çirkinlikleri örtüğünden.

Daha az  yanar geceleri canım...
Bunca yıl içimde biriken ,yaşadıklarımdan mıydı , okuduklarımdan mı bilmem...
Ne çok severdim okumayı ,sokak lambasının odama vuran ışığında kaç kitap bitirdim kim bilir...
Kıyılanmış bir perdenin arkasında ki korku geçerdi bir zaman sonra...
Okurken ,yeni bir dünyaya dalardım..
Hayallerime katardım baş rol oyuncusunu..kim bilir belki başrolde bendim çoğu zaman..

Sıyrılırdım hayatın acı gerçeklerinden...
Düşlerimde bile mutluluk çok uzakta kalırdı hep...
Acısız bir hayattı hayalimin en üst noktası...
Ve hep kan rengiydi gözlerim  mavi mi,ela mı ,kahve mi ,yeşil mi ,bilmek istedim...
Bu yüzden sevemedim belki de aynaları...
Yoruldum yüzümdeki acıyı seyretmekten...
Saçlarımla kapattım yüzümü..

Gözlerimde bir çocuk çığlık çığlık susar şimdi...
Sessiz hıçkırıkları canıma batar...
Yaralarımı kanatır durmadan canı kırıkları...

Kim bilir ne zamana kadar sessizce kanayacak  içim…

 

 



 

 

Mırıldandıklarım..

17/1/2009 · Kategori: Usta Kalemden



Kırdın mı incittin mi birilerini
Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler.
Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?
Yeniden düşünmeliyim
Dostluklarımı, ilişkilerimi
Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı
Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?
Borçlarımı ödedim mi?
Doğru seçtim mi soruların fiillerini?
Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış,
giysilerim ütülü, odam düzenli mi?
Geri verdim mi aldıklarımı:
Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları,
Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?
Yokladım mı duygularımı
Hala sevebiliyor muyum insanları?
Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma
ovmalı umutları
Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan
Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım
Mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar
Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar
Gece telefonları, ıssız konuşmalar
Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler
Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey
O kadar çok anlattım ki
Kendime kaldım anlatmaktan...
Bunaldım kendisiyle boğuşmasını
Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan
Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan,
Ofset duyarlılıklardan
Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum
'içtenliğin' yada 'dünya görüşünün' kirletmediği
Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum
Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları
vitrin camlarına yansıyan yüzlerde
Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar
Hala bir umut var mıdır
Çikmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde
Ne çıkmaz sokaktayım nede mutsuz
Sadece rüzgarlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar
Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken
Kış güneşinin mutlu ettigi bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız
Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim
senin ve benim , yani bizim için...

Murathan Mungan

Çok güzel bir siir

13/1/2009 · Kategori: Usta Kalemden



''Boğazı(na)ma  düğümlenen  iki  kelimelik  cümle..
''Verdiği(n)m  bir yudum su, çözmeye  yetmedi düğümleri..
''Sadece suyun yumşaklığına dayanamayıp bollaşmasına neden oldu..
''Şimdi düğümler dahada büyüdü ama çözülmedi,nefes almak dahada zorlaştı..
''Düğümlerin zamana ihtiyacı var, kuruyup eskisi gibi sıkı sıkı olmaları için..
''İçi(n)(m) de yarım kaldı sözcükler ..

ben'ce

Yarım Kaldı Sözcükler ..

3/1/2009 · Kategori: ben'ce





Yarım kalmış hikayelerin tamamlanmamış cümlelerinde buluyorum kendimi..

Ne tamamlayabiliyorum , ne tamamlanabiliyorum.. Bir yanım hep eksik,hep kırık..

 

Dünyam bir bir yitirdi renklerini..

 

Ne deniz eskisi gibi ,ne gökyüzü..

 

Korkularım bırakmıyor peşimi..

 

Adımlarıma yapışmışçasına nereye gitsem benimle  geliyor adete.

 

Sesleri duymaktan yoksun kulaklarım, sözcükleri söylemekten korkan dudaklarım var.

 

Zaman hiçbir şeye aldırmadan devam ediyor yoluna...

 

 

 

« Önceki :: Sonraki »